Eğer siz de bir spor salonuna üye olmayı düşünüyorsanız, bu detaylı yazımızı dikkatlice okuyun. Size en uygun spor salonunu seçmenizde yardımcı olabilmek için hazırladığımız bu yazıda, hem bir spor salonuna üye olurken nasıl tasarruf edebileceğinizi hem de spor salonlarının zaman zaman kullandığı pazarlık taktikleri ve bunları nasıl aşabileceğinizi sizlere öğreteceğiz.

Çoğu insan için spor yapmanın en önemli sebepleri biri sağlıklı olmak ve güzel gözükmektir. Yıl içerisinde ise insanların birbirleriyle en fazla sosyalleştikleri dönemin yaz ayları olduğu göz önünde bulundurulduğunda ve hemen hemen herkesin güzel bir “plaj vücudu” sahibi olmak istemesi sebebiyle, içinde bulunduğumuz kış ayları, bu yaz dönemine hazırlık yapmak açısından en yoğun dönem olmaktadır.

Bu durum spor salonlarının da bu dönemlerde oldukça yoğun bir üye trafiğine sahip olmasıyla sonuçlanır. Hem mevcut üyelerin yılbaşında aldıkları kararlar ile spora dönmeleri veya antrenman programlarını yoğunlaştırmaları hem de salonların yılın ilk aylarında sıkça yeni üyelere kollarını açmalarıyla, spor salonları oldukça kalabalık bir yere dönüşürler.

 

Kural 1: Spor salonu üyelik fiyatları çoğu zaman pazarlığa açıktır

Üye olacağınız spor salonu ne kadar büyük ve profesyonel bir kuruluş olursa olsun, her zaman pazarlık yapabileceğiniz ve size ekstra indirimler olarak geri dönebilecek esneklik söz konusudur. Satış personeli size ne derse desin, spor salonlarının %99’u ilk verdikleri fiyatın altına (istedikleri veya mecbur kaldıkları takdirde) inebilmektedirler.

Spor salonları ne zaman indirim yapar?

Spor salonlarının indirim yapmaları aslında pek çok faktöre bağlıdır. O dönemki üyelik satış performansları, toplam üye sayısı, toplam kapasite kullanımı, bitmekte olan üyelik sayısı vs. vs. Sizin dışarıdan bir vatandaş olarak bunları bilip buna göre pazarlık yapmanızın pek ihtimali yok.

Spor salonlarının satış kotaları ve indirim

Çoğu spor salonu (özellikle büyük ve profesyonel olanlar), satış için ayrı bir ekip çalıştırırlar. Bu ekip size en iyi şekilde satış yapmak için eğitilmiştir ve tek amaçları kapıdan giren potansiyel müşteriyi (salonun kendisi için) en iyi fiyattan “üye” yani müşteri haline getirmektir.

Büyük spor salonlarında satış için ayrı alt ekipler mevcuttur ve bunlar zaman zaman yıllık / dönemlik ve aylık satış performansları ile doğrudan birbirleriyle rekabet ederler. Ayrıca her satış personelinin kendi satış kotası mevcuttur ve bunun altında kalmamak için büyük çaba sarfederler. Bir spor salonuna girdiğinizde “daha önce bir satış yetkilisiyle görüşmüş müydünüz?” sorusunun size yönetilmesinin sebebi budur. Satış grupları ve personeli arasında birbirinden müşteri “çalmak” ahlaki değildir ve bu yüzden siz eğer daha kiminle görüştüyseniz, o grubun ve o satış personelinin satış kotasını olumsuz etkilememek açısından, sizi yine aynı şahısla görüştürürler.

Bu durumun üyelik fiyatlarına bazen doğrudan etkisi olabilmektedir. Örneğin Ocak ayının satış kotasının altında kalmış bir satış grubundan bir personelle görüşüyorsanız, sırf kotayı doldurabilmek için size maksimum indirim yapıp sizi üye yapmaya çalışabilir.

Genellikle satış dönemleri aylık olarak hesaplandığı için, ay sonuna doğru üye olmaya giderseniz, indirimden faydalanma şansınız artacaktır çünkü kotalarını doldurabilmek için sizi her halükarda üye yapmak isteyeceklerdir.

 

Kural 2: Üye olmak zorunda değilsiniz – Kapıdan çıkıp gitmeye hazırlıklı olun

Pazarlık aşamasında, özellikle durum spor salonları olduğunda, müşteri her zaman avantajdadır çünkü her zaman kapıdan çıkıp bir başka spor salonunu gezmeye gitme ihtimaliniz vardır.

Buna hazırlıklı olun. Pek çok kişi, özellikle ilk defa bir spor salonuna üye olmaya hazırlandıklarında, sanki “bak artık o kadar dolaştık ettik, iki saat anlattılar, hatta 1-2 kere gelip salonu denedik bile, artık üye olmamız şart” gibi bir psikolojiye bürünürler. Böyle bir şey söz konusu değildir ve eğer paranız kıymetli ise, sözleşmeyi imzalayana kadar kapıdan çıkıp gitme ve pazarlığı sona erdirme şansınız vardır.

Bırakın satış personeli sizin peşinizden koşsun ve sizi o ikna etmeye çalışsın. Bu durumu yukarıdaki kota durumu ile kombine ettiğinizde gayet büyük indirimlerden faydalanma şansınız vardır.

 

Kural 3: Satış personeli gerçekleri çarpıtabilir – Yazılı olmayan hiçbir bilgiye %100 güvenmeyin

Sizinle ilgilen satış personelini, eğer ki söz konusu spor salonuna üye olursanız, üyelik süreciniz boyunca muhtemelen bir daha pek görmeyeceksiniz. Satış süreci boyunca en iyi arkadaşınızmış gibi davranan ve söz konusu spor salonunun adeta bir yuva, bir aile / dost ortamı olduğunu iddia eden satış görevlisinin aslında tek amacı sizin gardınızı indirmenizi sağlamaktır.

“Neyim ben aptal mı? Herhalde satış yapmaya çalışıyor” diyor olabilirsiniz bu satırları okurken. İşin komik tarafı ise, en başarılı satış personeli, bu rolü en iyi oynayan personeldir ve eğer spor salonları konusunda deneyimsiz bir kişiyseniz, bu numaralara kanma ihtimaliniz oldukça fazladır.

Fakat satış sırasında gerçekleşebilecek boş vaatlerin en büyüğü bunlar değildir elbette. Gerçek şu ki satış personelleri çoğu zaman spor ile pek de alakalı olmayan, sadece fiziksel olarak “prezantabl” ve ağzı laf yapan genç kadın ve erkeklerden oluşmaktadırlar. Bu sebepten ötürü üye olma aşamasında es kaza gerçekten spor ya da işletmenin yönetilmesi ilgili bir şey soracak olursanız, bunu bilmeme ihtimalleri büyüktür. Bu da “sallamalarına” sebep olur. Neticede satış personelinin size söylediği hiçbir şey, üyelik sözleşmesinde yazmadığı takdirde, pek de geçerli değildir.

“Ama satış personeli X Hanım/Bey bana 6 ay önce üye olduğumda böyle demişti!” diye isyan etmeniz, sizi haklı çıkarmaya yetmeyecektir.

Bu tür yalanların en tehlikelisi ise, üstü kapalı imalar ile gerçekleştirilenlerdir. Örneğin, personel size sadece günün belirli saatlerinde tesisten faydalanmanıza izin veren, zaman limitli bir üyelik satmaya çalışıyor ve “tabi çok da bakmıyoruz kapıda kim hangi saatte girdi kim ne zaman çıktı diye” diyip aslında ne zaman isterseniz o zaman girip çıkabileceğinizi ima ediyor.

Eğer ki bu şekilde üye olup da kapıda kalırsanız, bir muhatap bulmanız konusunda bol şans dileriz…

 

Kural 4: Gizli masraflar konusunda gözünüz açık olsun

Bir spor salonunda ekstra olarak ücretlendirilen bazı hizmetler, bir başka spor salonunda üyelik paketine dahil olabilir. Bu konuda satış personelinden iyice bilgi aldıktan sonra, üyelik sözleşmenizde de bunların doğru olarak belirtildiğinden emin olmalısınız.

Örneğin, tenis kotları, spor masajı, sauna vb. ek tesislerin kullanımı kimi yerlerde ücrete tabi olabilir fakat satış personeli bunlardan size bahsetmeyi “unutmuş” olabilir.

Bu konuda net bir şekilde bilgi almayı unutmayın ve olası bir durumda son sözün sözleşmenizdeki şartlar olduğunu da hatırlayın. Bu sebepten ötürü sözleşmenizi iyi okuyun.

 

Kural 5: Fiyat kırmaktan çekinmeyin – Kirli taktiklerle savaşın

Genellikle bir spor salonuna üye olmak / bilgi almak amacıyla ilk defa gittiğinizde, sizi bir satış personeli ile görüştürmeden önce “beklerken” bir form doldurmanızı rica ederler.

Bu formda adınız soyadınız, telefon numaranız gibi ilk görüşmede elden kaçarsanız sizi daha sonra üye yapmak için taciz edecekleri bilgiler dışında, kilonuz, varsa sağlık problemleriniz, daha önce spor yapıp yapmadığınız ve spor yapmaktaki hedeflerinizi belirtmeniz istenmektedir.

Bu bilgiler sizden sizi daha iyi tanımak veya size en iyi şekilde hizmet verebilmek için değil, satış personelinin işini kolaylaştırmak için istenmektedir. Satış personeli bu formda vermiş olduğunuz bilgilere göre, size spor tesisin farklı özelliklerini ve sundukları farklı hizmetleri ön plana çıkartarak bilgi verirler.

Örneğin, bel fıtığı ile ilgili bir problemi olduğunu belirten bir potansiyel müşteriye, pilates derslerinin sırt ağrılarına ne kadar iyi geldiğini laf arasında belirtileceğinden emin olabilirsiniz.

Gördüğünüz üzere satış personeli sözleşmeye imzanızı attırmak için elinden geleni yapmaktadır. Fakat sizin de eliniz güçlü olabilir ve iyi şekilde fiyat kırmayı başarabilirseniz.

 

İşte son olarak size vereceğimiz birkaç taktik:

  • Bilgi almaya gittiğiniz spor salonunun rakip olduğu (veya yakınlarında bulunan) diğer salonlar hakkında bilgi alın hatta vaktiniz varsa gidip onları da gezin. Satış personeline bu konuda baskı yapmaktan çekinmeyin (şu tesiste bu var sizde niye yok? Şu tesis bize şu kadar fiyat vermişti vs. vs.)
  • Her an kapıdan çıkıp gitmeye hazır olun. Unutmayın onlar size bir şey satmaya çalışıyor, siz oraya üye olmaya çalışmıyorsunuz.
  • Bazı satış ekipleri, zaman zaman fiyatı son noktaya getirdiklerinde ve daha fazla indirim yapmak istemedikleri zaman, bir taktik olarak “satış müdürünü görüşmeye çağırma” taktiğini uygulayabilirler. Burada amaç “bakın işte satış müdürümüz bile son fiyatı ancak bu kadar indirebildi” diyebilmektir. Her ne kadar bu fiyat indirim marjininin dibini zorladığınız anlamına gelse de, halen bir miktar indirime zorlayabilirsiniz.
  • Salonu gezdirme faslı esnasında istekli görünmeyin ve hatta (ayarını kaçırmadan) birkaç şeye kusur bulun.
  • Randevunuzu salonun kalabalık olacağı bir saatte ve günde (hafta içi mesai saati sonrası – hafta sonu vs.) planlayın, böylece salonun kalabalık saatlerde ne kadar dolu olduğunu görürsünüz.

 

Görüldüğü üzere bir spor salonuna üye olmak ve üye olurken kazık yememek, oldukça zahmetli bir iş ama uzun vadede spor dolu bir hayatın size sağlık ve mutluluk olarak geri döneceğini unutmazsanız, o kadar da zor gelmeyebilir.

1 Yorum

  1. Sezen
    28/11/2015 at 11:12 — Cevapla

    Spor salonlarına gidip pazarlık yapmaktan aynen bu dedikleriniz yüüzünden soğudum. Çok doğru bir yazı olmuş gerçekten.
    Sporsalonlarına gitmektense artık sporcard sitesinden alıyorum üyeliklerimi. Zaten pazarlığa da gerk kalmıyor. Sporcard bizim için pazarlığını yapmış oluyor :D
    Güzel bilgilendirmeniz için teşekkür ederim.

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir